Dünya İnsani Zirvesi İmza Kampanyası -Bireysel Katılım

23-­24 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da yapılacak olan Dünya İnsani Yardım Zirvesi vesilesiyle, Türkiye’den mektubumuzdur

Tüm dünya biliyor ki göçmenliğin nedeni savaş ve yoksulluktur. Çözümü kaynakların eşit paylaşılması ve barıştır. Böylesi zirveler bunca bütçeler harcanarak yapılacaksa; buralarda tüm taraflar ve devletler, insan hakları ve kadının insan hakları hukukuna saygı, evlerden başlayarak şiddete sıfır tolerans, silahsızlanma, güvenlik odaklı sınır politikalarının sona erdirilmesi ve kaynaklara eşit erişim sözü vermeli.

Bilmemiz istenmeyen rakamları aramak ve içinde boğulmamız istenen rakamlardan kurtulmak için mücadele etmek zorunda bırakıldığımız bir ülkeden sesleniyoruz. 2014 yılından bu yana dünyada en büyük göçmen ve mülteci nüfusunu barındıran ülke olmasından dolayı ilk kez yapılacak Dünya İnsani Zirvesinin gerçekleştiği Türkiye’den.

Her gün kaç kadının eşi, eski eşi, nişanlısı gibi en yakını erkekler tarafından katledildiğini, devlet ve devlet destekli kurumların koruması altındaki kaç çocuğun cinsel şiddete maruz kaldığını bilmemiz istenmez ve araştırma yapılmazken,  7.7 evlenme hızına karşılık 1.7 lik boşanma hızı için parlamentosunda alarm zili çalınan bir ülkeden. Dinin en muhafazakar sosuna batırılmış eril hegemonyanın iktidar dili ile “3 hatta 5 çocuk doğurun” evlenme yaşı şu yok bu olsun, diyerek erken ve zorla evlendirmelerin özendirildiği bir ülkeden…

Silahlı çatışmalarda, patlamalarda, iş cinayetlerinde kaç kişi kaybedildiğini, sokağa çıkma yasakları sebebi ile günlerce sokağa çıkılamayan şehirlerden kaç kişinin iç göçe zorlandığını ve göçenlerin insani yardım kapsamına alınmadığını saymaktan yorulduğumuz ama yılmadığımız Türkiye’den sesleniyoruz.

İşte bu ülkede, neredeyse her güne “3 milyon Suriyeli kardeşimizi misafir ediyoruz, şimdiye kadar 30 milyar dolar harcadık” söylemi ile başlıyoruz. Ama kaç Suriyeli kadın ve kız çocuğunun “hayırseverlik” kılıfı altında zorla evlendirildiğini ve istismar edildiğini, diğer bir deyişle insan ticaretine maruz bırakıldığını, kaç kadının seks işçiliğine mecbur bırakıldığını, elini kolunu sallayarak dolaşan insan tacirlerinin kaçının cezalandırıldığını bilmiyoruz.

Yüzde 75’i kadın ve çocuk 3 milyon Suriyelinin Türkiye’de yaşamaya mecbur bırakılmasının altıncı yılındayız. Mültecilerin “geçici misafirler” olarak görülüp kalıcı koruma ve sosyal kaynaşma politikaları geliştirilmediği, kritik tüm konularda olduğu gibi, mülteciler için harcandığı söylenen bütçe hakkında da şeffaflığın olmadığı bir durum yaşıyoruz. Nispeten iyi durumdaki sağlık hizmetlerinden yararlandırma ne yazık ki kadına yönelik şiddet için geçerli değil.

Hem bir geçiş hem de yeniden yerleşilen ülke konumundaki Türkiye, doksanlı yıllardan beri giderek artan sayılarda göç alıyor. Yoksulluk ve yine bölgesel savaşlar nedeniyle sadece Suriyeliler değil, çok çeşitli milliyetten ve ülkeden göçmen, sığınmacı ve mülteci kadınların iş yerlerinde, evlerinde ve sokakta maruz kaldıkları ayrımcılık ve cinsiyet temelli şiddete karşı kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir destek mekanizması halen bulunmuyor.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ait sığınak ve danışma merkezlerinde mülteci ve göçmen kadınlara destek sağlanması için gerekli kapasite artışının yapılmadığını, mevcut kapasitenin Türkiyeli kadınlar için de yeterli olmadığını biliyoruz. Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ülke olmakla övünürken, sözleşmenin mülteci ve göçmenler için öngördüğü çok dilli çok kültürlü cinsiyet temelli şiddet destek merkezlerinin neden açılmadığını, bahsi geçen 30 milyar doların küçük bir bölümünün neden buna ayrılmadığını merak ediyoruz.

Öte yandan, mültecilerin iradeleri dışında, onları iç siyaset aktörü yaparak toplumun hükümeti desteklemeyen kesimlerinde yabancı düşmanlığının körüklenmesine neden olunan ve en önemlisi de barış iklimi yok edilen bir Türkiye’den bahsederken; zirveye katılan devletlere sormak istiyoruz; Türkiye’nin başta kadın, çocuk ve LGBTİ bireyler olmak üzere göçmen ve mülteciler için güvenli bir ülke olduğuna emin misiniz?

1951 Cenevre Sözleşmesi’nin en önemli ilkesi olan “geri göndermeme” hükmünü hiçe sayarak Avrupa’daki mültecileri Türkiye’ye göndermek üzere Türkiye yönetimi ile anlaşma yapan AB ülkelerine ve buna ses çıkarmayan bütün ülkelere soruyoruz: Akdeniz sularına binlerce kurban bırakarak Avrupa kıyılarına varabilmiş mültecilerin umutlarını öldürerek insanlığa vereceğiniz zararı 3,5 milyar Euro’ya tamir edebilecek misiniz?

Mevcut durumdan mağduriyet çıkararak milyonlarca insanın hayatlarını pazarlık konusu yapan Avrupadaki pek çok ülke ve Türkiyenin aynı zamanda mağduriyetin ortaya çıkmasında payı olan ülkeler olduklarını hatırlatmak istiyoruz. Bütün dünyanın, Filistin halkının mülteci kamplarında ve çatışma altında yaşamaya mahkum edilmesini 65 yıldan fazla bir süredir seyretmesine bakarak, Suriye halkı için endişeliyiz. Cenevre görüşmelerinden barış çıkmamasından çıkarı olanların maskesini Avrupa ve tüm dünyadaki başta kadınlar olmak üzere barış ve insani değerlerden yana olanların düşüreceğine inanıyoruz.

Tüm dünya biliyor ki göçmenliğin nedeni savaş ve yoksulluktur. Çözümü kaynakların eşit paylaşılması ve barıştır. Böylesi zirveler bunca bütçeler harcanarak yapılacaksa; buralarda tüm taraflar ve devletler, insan hakları ve kadının insan hakları hukukuna saygı, evlerden başlayarak şiddete sıfır tolerans, silahsızlanma, güvenlik odaklı sınır politikalarının sona erdirilmesi ve kaynaklara eşit erişim sözü vermeli. 1951 Cenevre Sözleşmesi, 1967 yılındaki protokolü çekincesiz olarak uygulanmalıdır. İnsani krizlere daha çok kaynak ayrılmalı, ayrılan kaynaklardan en zarar görebilir durumdaki kadınlar, kız çocukları ve LGBTİ bireylerin öncelikli olarak yararlanması sağlanmalıdır. Mültecilerin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmeleri için gerekli önlemler alınmalı, veri eksikliği ve görmezden gelme yüzünden hizmetlere erişememeleri önlenmelidir.

Ve en önemlisi de, DİZ gibi buluşmalar kadın, insan ve yaşam hakkı savunucularının barış ve insani yardım süreçlerine yalnızca göstermelik değil, etkin ve demokratik şekilde katılımının sağlandığı zeminler haline gelmelidir.

Kadınlarla Dayanışma Vakfı

Dünya İnsani Zirvesi Bireysel İmza Kampanyası

Kampanya şu anda kapalı.

End date: Jun 26, 2016

Signatures collected: 120

Signature goal: 1000

120 signatures
İmza Listesi
120Alev OkTurkeyMay 25, 2016
119Ayça TaşkentTürkiyeMay 22, 2016
118Ayşe YetmenTürkiyeEmekliMay 23, 2016
117Ayşegül KanatTurkeyMay 21, 2016
116AYSUN TÖNGÜRMay 26, 2016
115Begum BILGILERMay 24, 2016
114Benal YazganTurkeyEmekli BankacıMay 22, 2016
113BEYHAN BÜYÜKYILDIZTÜRKİYEEĞİTMENMay 23, 2016
112Burcu ArıkanTurkeyMimarMay 25, 2016
111cemalettin sezerTürkiyeMay 23, 2016
110cerem ferzanTurkeyöğrenciMay 26, 2016
109Ceren GöynüklüMay 23, 2016
108Çiçek AktaşTürkiyeHemşireMay 25, 2016
107Çiğdem AydınTürkiyePsikologMay 22, 2016
106Cihan Uzunçarşılı BaysalTurkeyMay 22, 2016
105Çilem DalkızTurkeybarış çalışanıMay 23, 2016
104Damla EroğluMay 23, 2016
103DEMET NAZİKTürkiye01120May 23, 2016
102deniz şensözTurkeygraphic designMay 24, 2016
101DERYA ŞENTÜRKTürkiyeDış Ticaret UzmanıMay 25, 2016
100Didem EsenTürkiyeEndüstri mühendisiMay 23, 2016
99Diren Cevahir ŞenTürkiyeAvukatMay 24, 2016
98Ebru GülerTurkeyEğitim KoordinatörüMay 23, 2016
97EKİN SARICATurkeymimarMay 23, 2016
96Erdem ÜngürTurkeyArchitectMay 24, 2016
95Erdinç SelasiyeCyprusEmekli.May 23, 2016
94Eylem AteşTurkeyMay 25, 2016
93Fatma AytacTurkeyMühendis - EngineerMay 22, 2016
92Fatma ArıkPsikolojik danışmanHaz 01, 2016
91FERAH nalcıTurkeyemekliMay 23, 2016
90Ferda SayınTurkeyÖğrenciMay 25, 2016
89Feride EralpTurkeyMay 24, 2016
88Feriha GokceMay 22, 2016
87feyha karslıtürkiyehukukçu May 23, 2016
86Fidan Eroğlu Türkiye öğretim görevlisi May 24, 2016
85Figan ErozantürkiyeişletmeciMay 23, 2016
84Filiz KarakuşTürkiye34718May 24, 2016
83G. Ecem ÖztürkTurkeyEditörMay 23, 2016
82Gamze Karadag TurkeySaglik egitimcisi May 25, 2016
81Gokce DenizTürkiye34182May 30, 2016
80gönül telekTürkiyeMay 24, 2016
79gönül sevindirTurkeymuhasebeciMay 25, 2016
78gülhizar kaşıkcıTurkeyMay 22, 2016
77Gülnur AksopTürkiyeSerbestMay 23, 2016
76Gülser Öztunalı KayırTurkeyÖğretim ÜyesiMay 21, 2016
75gultan binzetturkiyeenekliMay 27, 2016
74Hayriye GokaltayTurkiyrMali MüşavirMay 23, 2016
73Hepgül BozoğluMay 27, 2016
72İlkay Bilgiç  TurkeyMay 23, 2016
71İrem YilmazMay 23, 2016