The women were killed in the streets for immigrant women JESCA

Uganda hosts were rapes and murders from JESCA to work in Turkey. The perpetrators were released. Women took to the streets to protest.

kadinlar-katledilen-gocmen-isci-icin-sokaktaTürkiye’ye çalışmak için gelen Ugandalı Jesca Nankabirwa, tecavüz edilip öldürüldü. Ölümü kayıtlara “şüpheli ölüm” olarak geçti. Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu ve Sınır Tanımayan Kadınlar bunu protesto etmek ve “göçmen kadınlar yalnız değildir” demek için Kurtuluş Son Durakta eylem yaptı. Özgül Kaptan tarafından okunan basın açıklaması şöyle:

Basına ve Kamuoyuna
Jesca Nankabirwa göçmen olduğu Türkiye’de erkek şiddetine hedef oldu, öldürüldü. Jesca, yaşamını kazanmak üzere geldiği Türkiye’den tabutta uğurlandı.

Ugandalı Jesca Nankabirwa yaklaşık bir yıldır Türkiyede yaşıyordu. Sultangazide bir tekstil fabrikasında aylık 900 liraya çalışarak memleketindeki iki çocuğunun masraflarını karşılıyordu. Jesca,  6 Eylül 2014 Cumartesi günü kaybolduktan dört gün sonra arkadaşlarının çabaları ile Yenibosna Hastanesinin morgunda bulundu. Şimdilik savcılık raporlarına şüpheli ölüm olarak geçti. Yakalanan kişi, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Katil, pek çok Türkiyeli kadının katili gibi aramızda geziyor.

Jescanın hikayesi aslında göçmen kadınların maruz kaldığı ayrımcılığın en vahim örneklerden sadece biri. Yoksulluk ve savaşın göçe zorladığı, yolu Türkiye’ye düşen yüzbinlerce göçmen, sadece göçmenlik konumu, cinsiyeti ve tenlerinin renginden dolayı ayrımcılık ve kötü muamele ile karşılaşıyor, ucuz ve güvencesiz çalışmaya, en izbe mekanlara fahiş kiralar ödemeye mahkum ediliyorlar. Yetmezmiş gibi erkeklerin cinsel şiddet ve tacizine maruz kalıyorlar. Bu ülkede kağıtsız yaşayan göçmen kadınlar sınır dışı edilme korkusu ile yaşadıkları cinsel tacizi ve tecavüzü şikayet etmeye bile cesaret edemiyor. Şikayetçi olabilen, sığınmacı ve kağıtlı göçmen kadınlar ise çoğunlukla bir sonuç almak şöyle dursun, bir de karakollarda taciz ediliyor, horlanıyor ya da en iyi ihtimalle baştan savılıyorlar.

Her fırsatta halkının misafirperverliği ve yardımseverliğinden bahsedilen bu ülkede, özellikle kağıtsız göçmen kadınlar, “iyilikler” şöyle dursun sadece kadın, kimsesiz ve hakkını arama olanaklarından yoksun oldukları için cehennemi yaşıyorlar. Aile ve yakınlarını arkalarında bırakarak, pek çok zahmete katlanarak gelen bu kadınlar, onları göçe zorlayan nedenlerin sorumlusuymuş gibi adeta cezalandırıyorlar. Zaten Türkiyeli kadınların maruz kaldıkları cinayet, şiddet, taciz, tecavüz, zorla evlendirilme, çocuk yaşta evlendirilme gibi suçlarla mücadelede tam olarak işlemeyen adalet ve yeterli olmayan koruma ve destek mekanizmaları, kağıtsız göçmen kadınlar söz konusu olduğunda tamamen ortadan kalkıyor. Kağıtsız göçmenlerin temel insan hakları ve diğerlerine göre  daha yoğun olarak maruz kaldıkları cinsel şiddet, ne yerelde ne de göç politikalarına yön verilen uluslararası platformlarda çözüm boyutunda ele alınmıyor. Vatandaşları taciz ve şiddete maruz kalan pek çok ülkenin Türkiye’deki temsilcilikleri ise diplomatik nezaketlerini korumaya devam ediyor.

Jesca bu ülke yasalarının değersizleştirdiği, sahipsizleştirdiği göçmen bir kadın olduğu için öldürüldü. Jesca gibi yüzlerce kadın her gün aynı baskı ve yaşam tehdidi ile karşı karşıya var olma savaşı veriyor.

Biz kadınlar, Jescayı öldüren kişinin cezasız kalmamasını, başka davalara da örnek ve caydırıcı olacak şekilde adaletin gerçekleşmesini istiyoruz. Daha önemlisi, acil olarak, Türkiyede yaşayan göçmen kadınların cinsel şiddete ve sömürüye uğradığında başvurabileceği, güvenlik kuvvetleri dışında, sivil ve çok dilli bir kriz merkezi kurulmasını; sınırdışı edilme korkusu olmadan sağlık, barınma ve hukuki destek sağlayan koruma mekanizmalarının oluşturulmasını istiyoruz. İstanbul Sözleşmesinin göçmenleri de kapsayan şiddeti önleme ve koruma hükümlerinin hayata geçirilmesini istiyoruz.

Biz Türkiyeli kadınlar, göçmen kadınların yanındayız ve erkeklerin göçmen kadınlara karşı işledikleri suçları tüm kadınlara karşı işlenmiş sayıyoruz. Başta Jescanın davası olmak üzere bundan sonra göçmen kadınların maruz kaldığı her türlü cinsel şiddetin takipçisi olacağız ve bunu yapanları teşhir edeceğiz.

Yaşasın kadın dayanışması!

Kadın Cinayetleri Acil Önlem Grubu
Sınır Tanımayan Kadınlar Grubu